GOLUKTUR ?
 
 
Borçka. Gürcü ve Lazların iç içe yaşadığı bir Artvin ilçesi. Halkın tamamı Türkçe konuşur, çoğu da biraz Lazca, biraz Gürcüce’den anlar. Lazca ve Gürcüce’nin birbirine yakın gırtlak yapısına sahip olması insanların her iki dile de aşina olmalarını kolaylaştırmıştır. Biri Laz dilini konuşurken, Lazca’da unutulmuş kelimeleri Gürcüce’den takviye edebilir. Gürcüce için de aynı şey geçerlidir. Sahil Lazlarında durum daha farklıdır. Onlar Lazca’yı konuşurken bilmedikleri bir kelimeyi Türkçe’den alıntı yaparak konuşurlar. Yani sahil Lazları Gürcüce hiç bilmezler.
Ve Arhaveli bir Laz delikanlısı, Borçka’nın Laz mahallelerinin birine misafir olur.
Misafir olan evde konuk ağırlamada olsun, hep beraber yenilip içilme kültüründe, sohbet ve esprilerin, ağır şakaların yapılaması konusunda olsun ortak noktalar vardır.
Laz delikanlısının konuk olduğu evde de aynı anlayış hakimdir. Yenilir içilir, şakalar, espriler yapılır. Mevsim güzdür ve tabii ki hasat zamanıdır. Bu mevsimde maazallah tarlalara domuz, çakal gibi yabanıllar girmeye görsün, çiftçiden evvel hasatı kaldırırlar valla. İnsanlar, tarlalarını yabanıllardan, özellikle Domuz ve Ayı’dan korumak için amansız mücadele verirler. Kimisi yollara tuzak kurar, kimi 3hkharmangana (su ile çalışıp gürültü çıkaran bir düzenek) hazırlar, kimisi de tarlanın uygun yerine bir khaliv (koliva) yaparak elde silah sabahlara kadar tarlasını bekler. Gecenin belirli zamanlarında bağırıp çağırır, teneke çalarak yabanılların tarlaya girmesini engellemeye çalışır.
O akşam da mahallenin gençleri, tarlada khaliv bekleyeceklerdir.
Arhaveli genç bu işleri çok iyi yaptığını, hele domuz vurmakta çok mahir olduğunu anlata anlata bitiremez. Kendisini de götürmeleri için ısrar ede durur. Gürcü gençler, “E, o ki bu işleri yapmişsun, madem o kadar da keskin nişancısun, gel bakalum.” derler. Derler ama bunca palavra sıkan misafire bir oyun oynamayı, bunca atıp tutan birine iyi bir ders vermeyi de kafalarına koyarlar. Plana göre iki kişi, misafiri tarlaya götürecek, gecenin geç saatlerinde mısır bahçesine eşek salınacak ve....
 
Gecenin ilerleyen saatlerinde gençler pür dikkat khalivi beklerken bir çıtırtı duyulur tarlanın ortasından. Kulakları kirişte bu anı bekleyen gençler misafiri dürterek uyandırırlar,
“Şşşşt, kalk biçho, domuz geldi.” (Kalk delikanlı…)
Arhaveli yattığı yerden fırlayıp tüfeği kapar. Dolunay, kandil kandil yeni doğmakta, kandil kandil ortalığı aydınlatmaktadır
Arhaveli önde Gürcü gençler arkada kolivadan inerler sesin geldiği yöne doğru sine kollaya yürümeye başlarlar. Bahçenin ortasında belli belirsiz bir karartı kımıldamaktadır. Laz dlikanlı tereddütsüz tüfeği doğrultup nişan alır. Gürcü gençler bakarlar ki bu çocuğun şakası yok, uyarırlar,
“Atma biço goluktur goluk!” (Atma delikanlı, eşektir eşek.)
Ama delikanlı Borçka’da eşeğe ‘goluk’ dendiğini ne bilsin, söyleneni Lazca; ‘Tüfeğini çevir ordan vuramazsın’ şeklinde algılar ve, (Golukti, laz dilinde çevir anlamındadır.)
Laz delikanlısı tereddütsüz; “Mu golobukta, hakoleti do philom!” (Tüfeği çevirmeme gerek yok böyle de vururum) deyip tetiğe basar.
Zavallı eşeği, malüm cennetine kavuşturur.
 
 
GERİ DÖN
GERİ DÖN
     YASAL UYARI
BU SAYFALARDA YAYINLANAN
TÜM ÇALIŞMALAR 'FİKİR VE
SANAT ESERLERİ YASASI'
GEREĞİNCE YAZARIN KENDİSİNE AİTTİR.
YAPILACAK BESTE,
TİYATRO,SKEÇ V.B. TÜM
ÇALIŞMALARDA YAZARLA
İLETİŞİM KURULMALIDIR.
 
 
 
Ana Sayfa
Kimdir?
Laz Destanları
Şana
Lazuri P'aramitepe
Müzikler
Fotoğraflar
Şiirler
Makaleler
Tekerlemeler
Tkvala
P'ap'unena
İletişim
 
ABAŞİŞİ NURDOĞAN