YASAL UYARI
BU SAYFALARDA YAYINLANAN
TÜM ÇALIŞMALAR 'FİKİR VE
SANAT ESERLERİ YASASI'
GEREĞİNCE YAZARIN KENDİSİNE AİTTİR.
YAPILACAK BESTE,
TİYATRO,SKEÇ V.B. TÜM
ÇALIŞMALARDA YAZARLA
İLETİŞİM KURULMALIDIR.
 
 
 
Ana Sayfa
Kimdir?
Laz Destanları
Şana
Lazuri P'aramitepe
Müzikler
Fotoğraflar
Şiirler
Makaleler
Tekerlemeler
Tkvala
P'ap'unena
İletişim
LAZCA SESLERİ
OKUMA REHBERİ
GERİ DÖN
GERİ DÖN
MTİLANAPE ÇKUNİ (İNANÇLARIMIZ)
 
Dişka daçxuriz dudi khele geladvalu: (Ateşe odunu doruk tarafından koymak) mtl. Bir odun açık ateşe kök tarafından konmazsa o evin bereketi kaçar. (Odun, ateşe doruk yönünde konursa, yandıkça ileriye sürmek zaten zor olur)
 
Xe onçaminu: mtl. Avuç içini kaşınması. Sağ el kaşınırsa, bir yerlerden para geleceğine, Sol el kaşınırsa elden para çıkacağına yorumlanır.
 
Seyiz bu3xa olambru: mtl. Gece tırnak kesilirse, ertesi günkü işlerin rast gitmeyeceğine, şansın kapanacağına inanılır. (Tırnak makası ve törpü gibi aparatların olmadığı dönemlerde bıçakla tırnak kesmenin ne kadar tehlikeli olacağı düşünülürse, tırnak kesmeyi gündüze ertelemenin yararı vardır zaten.)
 
Kesilen tırnakların sağa sola atılması: mtl. Kesilen tırnaklar ortalık yerlere dökülürse, cinler onları toplayıp ırmaklara, karanlık yerlere götürür,sonra da sahibini oraya çağırırlar ve delirtirler. Ateşte yakılması veya gömülmesi gerekir.
 
Karalıkta aynaya bakmak: mtl. İnsana ciler periler görünebilir. (Elektriğin olmadığı dönemlerde, insan karanlıkta karanlıkta kendini aynada tam olarak göremeyeceğinden korku tepkileri vermesi doğaldır.)
 
Gece ıslık çalmak: mtl. Gece ıslık çalmak iyi değildir.Gece ıslığı ancak cinler periler çalar. eğer insan gece ıslık çalarsa cinler kendilerinden sanıp onu alıp götürebilirler.
 
Kadın rastlaması: Evden çıkıp bir yere giderken yolda kadın rastlarsa işlerin olumusuz sonuçlanacağına inanılır. Geri dönülür. Özellikle bu konuda denemiş kadınlar vardır mahallede. Bu kadınlar yolunuza çıkarsa işinizin olumsuz yönde gelişeceği bir yana, başınıza bir musibet de gelebileceği düşünülür. (erkek egemen bir toplumda kadına böyle bir bakış açısının varlığı doğaldır. Ancak doğal olmayan kadınların da aynı görüşü sahibolmalarıdır.)
 
KHathu (Kedi) : Lazona’da Kedi, rengi önemli olmaksızın imgesel varlıkların kılık değiştirmiş şüpheli hayvandır. Şüphede Karakedi daha bir ağırlıktadır. Akşam vakti ansızın otaya çıkan bir kediden her zaman kuşku ouyulur. Hele hele, miyavlayarak uzun süre insanı takip ederse bu şüphe dahada artar. Bu durumda dualar okunmalı, dua etki göstermezse taş, sopa vs. ile mutlaka kovulmalıdır. (Sonuç ta kedi, insana muti, evcil bir hayvandır ve karnını doyurmak için bir parça yiyecek umuduyla sizi takip ediyordur kimbilir..)
İskandinav ülkelerinde Kedi, cüceler tarafından adımlarının sesi alınmış bir hayvan olarak tasarlanır..
-Kedi, Açık ateşin karşısında patilerini yaladıktan sonra kapıya doğru bakarsa yağmur geleceğine, ateşe bakarsa havanın güneşli olacağına hükmedilir. (ayrıca kedi, göründüğü cesamette değil de yedi metre olarak düşünülür. Kuyruğundan ve bir ayağından tutularak gerilir. Kedi acı ile miyavlayınca ‘bir’ diye sayma başlar. Kuyruk bırakılmadan diğer ayağınan tutulup çekilir, miyavlayınca ‘iki’ denir. Sol ön ayak üç, sağ ön ayak dört, sol kulak beş, sağ kulak altı ve en son da kuyruğundan havaya asılır. Miyavlayınca ‘yedi’ diye sayma biter, kedi de salınır. (Burada kediye işkence yapılıyor akla gelmemelidir. Yapılan hareketlerde aşırı bir zorlama olmaz. Uzun kış gecelerinde çocukları eğlendirmek için böyle şeyler yapılır.
 
Kesilen tırnakların sağa sola atılması: mtl. Kesilen tırnaklar ortalık yerlere dökülürse, cinler onları toplayıp ırmaklara, karanlık yerlere götürür,sonra da sahibini oraya çağırırlar ve delirtirler. Ateşte yakılması veya gömülmesi gerekir.
 
Karalıkta aynaya bakmak: mtl. İnsana ciler periler görünebilir. (Elektriğin olmadığı dönemlerde, insan karanlıkta karanlıkta kendini aynada tam olarak göremeyeceğinden korku tepkileri vermesi doğaldır.)
 
Gece ıslık çalmak: mtl. Gece ıslık çalmak iyi değildir.Gece ıslığı ancak cinler periler çalar. eğer insan gece ıslık çalarsa cinler kendilerinden sanıp onu alıp götürebilirler.
 
Kara kedi : Kara kedi uğursuzdur, nakıstır. Onun geçtiği yerden geçmek uğursuz sayılır. Yolunuzun üstüne bir kara kedi oturur veya karşıdan karşıya geçerse, o gün yapacağınız iş olumlu sonuç vermeyecek demektir, yolda dönmek, o işi de başka bir güne ertelemek veya yol değiştirip başka bir yoldan gitmek gerekir.
 
Sağ - sol kavramı: Pek çok inançlarda sağ tarafın (yönün) iyiliği, solun ise kötülüğü temsil ettiğine dair inançlar Lazlarda’da mevcuttur. İyilik meleklerinin insanın sağ omuzunda oturup yapılan sevaplık işleri, sol omuzda oturan melek ise günahları deftere yazdıklarına inanılır.
Evden çıkarken veya eve girişte kapı eşiğinde önce sağ ayak atılmalıdır. Giyinirken bile önce sağ uzuvlar kullanılır. Ağaç yontarken önce sağ yanından başlanmalı, kapı sağ elle açılmalı, yemek sağ elle yenmeli, yazı sağ elle yazılmalıdır. Yatağa, önce sağ omuza yatılmalıdır. Değirmen mutlaka sağdan dönmelidir, soldan dönerse öğüttüğü unun bereketi olmaz. “Soli xete mundi ibonen” sol elle göt yıkanır demecesi ile sol kavramı yoksanmış, bu görüş siyasi tercihlere de yansımıştır.
 
Ayağı taşa çarpmak: Yolda yürürken sağ ayağınızı taşa çarparsanız o gün işlerinizin olumlu sonuçlanacağına, yok eğer sol ayağınızı çarparsanız işinizde bir uğursuzluk vardır ve geri dönmeniz gerektiğine inanılır. (Bu inanışta, ayağın taşa değil, taşın canlı olduğu ve ayağa çarpığına dair, birlerce yıl evveline, ilkel canlıcılık evresine ait bir düşünce olduğu ne kadar da belirgindir.)
 
Aç karnına düğme dikme: Sabah yemek yemeden, aç karnına düğme dikilmez. Aksi halde düğme ile birlikte insanın aklı da dikilir, bağlanır. Mecbur kalınırsa önce, bir yemek kabuğuna ısırılıp dişlerin arasında tutularak dikilmelidir.
 
 
Bir kız evlenip koca evine gittiğinde: ilk oturduğunda ilk doğmuş bir erkek çocuğu (u3ebi) kucağına oturtulur. Böylece o gelinin ilk çocuğunun erkek olacağına inanılır. (enkek egemen anlayışın ürünü olan bu davranış aidiyeti vurgular.)
 
Hamile bir kadın şeftali yeyip elini üzerine, teninin herhangibir yerine sürer yada kaşınırsa ,doğaçak bebeğin aynı yerinde esmer bir leke oluşur. Bu yüzden hamile kadınlar şeftali yemez.
 
Hamile bir kadın ciğer yeyip elini tenine sürerse bebeğin aynı yerinde esmer bir leke oluşur. Bu yüzden hamile kadınlar ciğer yemez.
 
Hamile bir kadın Ayva yerse çocuğu güzel olur.
 
Bir kadın hamile iken zeytin yerse çocuğu esmer olur
 
Gelin baba evinden çıkarken tekrar tekrar geriye evine doğru bakarsa, kızı olur.
 
Na geişkvare mutu ren ipti mundiz nizumi: Yiyeceğin bir şeyi önce kıçına ölç, çıkıp çıkmayacağını dene. Yapamayacağın, altından kalkamayacağın işin altına hiç girme.
 
Mçhkhomura coğorik kibri var o3hiramz: Isıracak köpek dişini göstermez.
 
Na ğirğilams coğorişen gaşkurinaz: Hırlayan köpekten korK.
 
Xizani nca lethaz k3un: İşe yaramayan ağaç yerde çürür.
 
Khaobate xociti inçhvalen: Tatlı dille öküz bile sağılır.
 
Sağ ayak tabanın kaşınması eve misafir geleceğine, sol ayak tabanının kaşınması ise uzak bir yolculuk yapılacağını anlatır.
 
Sağ uvuç içinin kaşınması ele para geçeceğine, sol avucun kaşınması ise elden para çıkacağını anlatır. ‘Bütün bunlarda zaman mefhumu yoktur. Üç vakte kadar, üç gün, üç saat, üç ay vb.)
 
Sağ kulak içinin kaşınması güneşli havaya, (mapxa) Sol kulağın kaşınması ise yağmura (doba) işarettir.
 
Durup dururken kulak çınlarsa bu, ölüm haberi alınack demektir. (Bu durumda serçe parmak kulağın içine sokulup “Ucik mi3hiru gyavuriş ğura” cümlesi birkaç kez tekrar edilir. Böylece olası ölüm yakınlardan uzak tutulmaya çalışılır.)
 
Baykuş Ötmesi: Gece ev cıvarında baykuş bir kere öterse bu, o evde birinin öleceğine, en azından uğursuz bir şeylerin olacağına (ölüm, yangın, sel vb.) inanılır. Bu durumda evin büyüğü dualar okur, gerekirse fiilen müdahale eder ve baykuşu kovar.
 
Eğer baykuş birden fazla öter ve bu ötüşü arka arkaya ‘khiv, khiv, khiv’ diye sonlandırırsa bu, bir müjde alınacağına, sevinçli bir haber geleceğine işaret eder.
Baykuş üç kez uzun uzun ‘Uhuhuhuuuu’ diye arka arkaya öterse ve evde hamile kadın varsa onun oğlan çocuğu olacağına, ‘khivri3h khivri3h uhuhuhu’ diye öterse sonlandırırsa kızı olacağına inanılır. (Ne ki Baykuş zaten gece avlanan, gece eşini arayan bir kuştur. Bu yüzden gündüz dolaştığına ve öttüğüne pek rastlanmaz.)
Baykuşun gece ötmesi de bir masalla anlatılır; Kuşlar kıralı her yıl tüm kuşları toplayıp ‘sakın ha karılarınızın sözünü dinlemeyin’ diye nasihat verirmiş. Bir gün karısı ile kavga etmiş ve karısı evine gitmiş. Padişah yaptığına çok pişman olmuş, dönmesi için karısına çok yalvarmış ve en son karısı ‘tüm kuşları oldürüp kemiklerinden bana saray yapacaksın’ deyince bu defa kuşlar kıralı tüm kuşlara çağrı yapmış. Bu çağrıya baykuş çıplaklığını bahane edip gelmemiş, gerçekten baykuş o güne kadar çıplakmış. Kral ‘her kuş bir tüy, telek versin , giyinip gelsin’ diye emredince tüm kuşlar baykuşa birer tüy vermişler ve o da toplantıya gelmiş. Kral durumu açıklayınca baykuş ; ‘sen bize karılarınızı dinlemeyin diyordun şimdi sen karının sözünü dinleyip bizi mi öldüreceksin?’ deyince kuşlar kıralı kararından vaz geçmiş. Baykuşun diğer kuşlardan aldığı tüyler kendinde kalmış ve tüm kuşlar gündüz akşama kadar tüylerini geri alma! k için baykuşu ararlarmış, bu yüzden o da daima gece dolaşırmış) (bkz. Lazure pharamitepe; Mğuş meseli)
 
 
 
 
 
ABAŞİŞİ NURDOĞAN