SABIR
Laz ahşap mimarisinin en ünlü isimlerindendir Çakmakçişi Mesudi. Bölgedeki ahşap evlerin, serenderlerin pekçoğunun nakışlarında onun sabırlı ellerinin imzası vardır.
Her zenaatta olduğu gibi ahşap işlemeciliği de özel ustalık ve iş aletleri ister. Bu iş aletlerini kullanacak ellerin uzmanlaşması için uzun zaman ve sabır gerektirir. Günlerce sürmesi gereken bir çalışma sabırla örtüşmediğinde, sonucun mükemmel olmayacağını, mükemmelliğin ayrıntılarda gizli olduğunu çok iyi bilmektedir Mesut Usta. Onun için yanına aldığı bir çırağın yeteneğinden çok sabrını sınamak ister önce.
Daha anasının karnında iken babadan yetim kalmış Cemal’i, didinanasının (büyükanne) ısrarı üzerine yanına çırak alır Mesut Usta.
Sumle’de (Fındıklı’nın bir köyü) dolma taşlı bir evin tüm teferruatını bitirmiş, sıra tavan tahtalarını çakmaya gelmiştir. Tavan tahtalarını tek tek yerde hazırlayıp, tavana çakma işi oldukça zahmetlidir. Mesut Usta işte tam da burada çırağının sabrını sınamak ister. Yerde rendesini vurup lambasını açtıktan sonra, tezgaha çıkıp, tahtanın bir ucunu tavana çakarken çırağını çağırır.
“Cemal, a ya moxti.” (Cemal, buraya gel.)
Cemal bir sıçrayışta tezgaha tırmanır.
“Ham pi3aiş dudi ar kodikaçi.” (Şu tahtanın ucunu tutuver).
Mesut usta tahtanın diğer ucunu kamaraya çaktıktan sonra; “Heşo dikaçi. Ma ha3hi moptare, ” (Öyle tut. Ben şimdi geleceğim.) deyip tezgahtan iner. Mesut Usta inmekle kalmaz, evden de çıkar uzaklaşır.
Aradan uzun bir zaman geçer, usta ortalıkta görünmez. Cemal bir ucu çakılı tahtanın öbür ucunu tutmaktan yorulur. Ne ki tut demiştir ustası, tutacaktır. Bir kolu ağırınca, kol değiştirir, ama tahtanın ucunu kesinlikle bırakmaz. Bıraksa diğer ucu da çividen kurtulup yere düşecek, tahta kırılacaktır. Dakikalarca yoğun bir efor sarf eder Cemal. Sonunda dayanamaz, kolları gevşer, tahta elinden kurtulup yerde parçalanır. Mesut usta hala ortalıklarda yoktur. Cemal tezgahtan inip ustasını aramaya başlar. Bir de bakar ki komşu evin sahibi ile ateşin başında oturmuş sohbet etmiyormu!.
Cemal çok içerler bu işe. Usta onu aptal yerine koymuştur kendince. Ama hiç renk vermez. Eve girip tuvalet tarafına yönelir. Bunu gören Mesut Usta “Pi3ai naşkvi do so ulur che bere” (tahtayı bırakıp nereye gidiyorsun çocuk) deyip bir de kahkaha atmasın mı? Mesut usta da bardağı taşırmıştır artık. Cemal “gomadzgu usta gezçmeşa bulur, ” (sıkıştım tuvalete gidiyorum) deyip arkasına bakmadan yürür. Tuvaletin dışarı çıkış kapısından fırlayıp gidiş o gidiş, bir daha da uğramaz Mesut Usta’nın civarına.
Belki çırak da, kendince ustasını bekletmiş öcünü almıştır ama sabır sınavından da geçememiştir.
Anlatan: Kvaxuleşi Cemali
(Cemal Demir)
1932